Brad Pitt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Brad Pitt etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Brad Pitt der ki “Angelina’dan önce mutlu bir insan değildim”


Esquire Dergisi’nin Brad Pitt ile yapmış olduğu röportajı okuyunca, Brad ve Angelina ilişkisine hayran kalmamak pek mümkün değil. 2004 yılı filmi Mr and Mrs Smith’in çekimleri sırasında birbirine aşık olmuştu çift, hatırlarsanız. Tabii Brad o zamanlar Jennifer Aniston ile evli. Aralarındaki engellenemez çekime karşı koymaktan vazgeçen Brad, Jennifer’dan ayrılıp Jolie ile beraber olmakla hayatının U dönüşünü yapmış meğer.

O dönem çok fazla uyuşturucu kullandığını ve hayatının düzensiz olduğunu söyleyen Brad, şu an 6 çocuklu kocaman bir ailenin mutlu bir üyesi olduğunu söylüyor ve ekliyor “bir insanın bu kadar mutlu olarak yaşayabileceğini hayal bile edemezdim. Çocukların gürültüsünün bağımlısıyım artık. Bazen bir şeyler okumak içn bir otele gidiyorum ama ertesi gün hayır onlarsız yapamayacağım diyip, o kaosa geri dönüyorum, benim en huzurlu anlarım her beraber olduğumuz zamanlar.”


Angelina Jolie Ve Siyah Elbise Modeli


Angelina jolie son dönemlerde sürekli derin yırtmaçlı elbiseleri tercih ediyor ve iyide ediyor aslında hem duruşu hem zarafeti hemde giydiği bu siyah elbise modeliyle göz dolduruyor. 






Tüm Zamanların En Yakışıklı 10 Aktörü


İrlanda kökenli aktör Colin Farrell bize hep sert adam tavrı vermiş ama muhteşem yeşil gözlerine bakınca iç dünyasının o kadarda sert olmayacağını düşünüyorum.


Leo yu ben titanic filmiyle tanıdım. O kolaylıkla dünyanın en yakışıklı aktörleri sıralamasında kesinlikle ilk ona girebilecek aktörlerdendir. 1999 yılında Hollywood'un en çok aranan oyuncularından olan Dicaprio halen aranılan isimlerden biri olmaya devam ediyor.


Dünya üzerindeki en seksi erkekler kategorisindeki oyumuzu kesinlikle George Clooney  hak ediyor.


Gerard Butler 5 ila 10 yıl Öncesine Göre çok daha çekici


Tüm zamanların en cool Aktörlerinden olan johnny depp i bu liste dışında bırakmak mümkün mü


 Mükemmel erkeksi tavırlarıyla birlikte mükemmel yüz hatlarına sahip Keanu Reeves de bu listeye dahil ediyoruz.


Josh Hartnett Sıralamaya girecek olan yakışıklı aktörlerden


Tatışmasız gelmiş geçmiş en yakışıklı aktörlerden biri olan Brad Pitt bu sıralamada üçüncü sırada yer alıyor.

 
Ashton Kutcher mükemmel fiziksel özellikleri yanısıra yakışıklı ve komik tavırlarıyla da bu listede yer alıyyor.


Tüm zamanların en klas adamı Paul Newman sıralamada birinci sırada yer alıyor.


Hollywood’un En Başarılılarından Brad Pitt!


Sayısız filmde başrol oynayan, pek çok dergiye defalarca kapak olan, güzel hatlara sahip bebeksi yüzüyle Robert Redford’un tahtına aday gösterilen Brad Pitt en az oyunculuğu denli yakışıklılığı ile de söz ettirdi bugüne dek kendinden. Özellikle 90’lı yıllarda hakkında en fazla konuşulan Hollywood yıldızlarından biri oldu.
Babası bir nakliye şirketinin yöneticisi olan William Bradley Pitt 18 Aralık 1963’te Shawnee Oklahoma’da dünyaya geldi. Missouri’de yaşamını sürdüren ailenin üç çocuğunun en büyüğüydü. Dini inançlarına bağlı bir aile çevresinde geçti çocukluğu. Liseden mezun olduktan sonra eğitimini Missouri Üniversitesi’nde gazetecilik ve reklamcılık üzerine sürdürdü. Öğrencilik yıllarında oldukça aktif bir gençti o, koroda şarkı söylüyor, tiyatro grubunda görev alıyor, öğrenci başkanlığı yapıyor, basketbol ve tenis oynuyordu. Ancak yüreğinde için için yanmakta olan oyunculuk ateşini keşfeder etmez her şeyi, hatta son yılında olduğu halde okulu bile ardında bırakıp, soluğu onu parlak bir yıldız yapacak olan Hollywood’da aldı.



Ailesinin tepkisinden korkan Brad Pitt, onlara Pasedana Üniversitesi’nde sanat eğitimi almaya gittiğini söyledi. 1986 yılında Los Angeles’a geldiğinde cebinde yalnızca 325 dolar parası vardı. Oyunculuk dersleri alacaktı ama önce iş bulup çalışmalı, para kazanmalıydı. Bulduğu ilk iş bir sigara markasını tanıtmak üzere halka sigara dağıtmaktı. Ardından “El Pollo Loco” restoranlarının kapısında dev bir tavuk kılığında restoranın tanıtımını yaptı. Bunu öteki işler izledi. Onu oyunculuğa, oradan da yıldızlığa götürecek yolda adım adım yavaş yavaş ama emin adımlarla ilerlemeye çalıştı.




 
Oyunculuk dersleri aldığı sırada aynı sınıftan bir kız arkadaşı ona bir oyunculuk ajansına kayıt olmasını önermiş, hatta onu kendisinin de kayıtlı olduğu ajansa götürmüştü. Birkaç ay sonra Pitt’e düzenli olarak küçük de olsa oyunculuk önerileri gelirken, kendisine yol gösteren sınıf arkadaşı ne yazık ki herhangi bir öneri alamamıştı.


İlk kez beyaz camda oyunculuğunu sergileme olanağı buldu hem de hepimizin birlikte büyüdüğü ünlü dizi Dallas’ın birkaç bölümünde, sonrasındaysa “Another World”, “Growing Pains” ve “Glory Days” gibi diziler geldi.



1988 yılında bir televizyon filmi olan “A Stoning in Fulgham County”de rol aldı ama ekranlardaki ilk büyük çıkışını bir gençlik filmi olan “Cutting Class” (1989) ile gerçekleştirdi. “Thelma & Louise”de (1991) rol kapmayı başaran Pitt, beyazperdede göründüğü toplam on dört dakika boyunca unutulmaz bir karakter yaratmayı başardı ve bir anda tanınmış bir oyuncu oluverdi. Ama ne yazık ki, bunu pek de başarılı olmayan, hatta kendisinin “yanlış attığım adımlar” diye nitelendirdiği “Cool World” (1992) ve “Johnny Suede” izledi.

Ancak 1992’de Norman McLean’in otobiyografisi olan “A River Runs Through It” ile tüm dünyaya Hollywood’un yalnızca güzel bir yüz değil aynı zamanda iyi bir de oyuncu kazandığını gösterdi. Robert Redford imzası taşıyan filmde Brad Pitt özellikle Robert Redford’un gençliğine olan benzerliğiyle dikkat çekti. Redford, Pitt’e bu filmde rol vermesinin nedenini, “Pitt’i oyunculuk gücü nedeniyle seçmedim, onun bana çok ilginç gelen bir iç çekişmesi var” diye açıklamıştı. Brad Pitt ise sergilediği parlak ve etkileyici performansla gerçek oyunculuk gücünü ortaya koymuş ve Redford’un seçiminde ne denli haklı olduğunu göstermişti.



1993’de üç yıldır birlikte olduğu Juliette Lewis ile yeniden birlikte kamera karşısına geçen Pitt, eleştirmenlerce başarılı bulunmayan “Kalifornia”nın çekimleri tamamlanır tamamlanmaz ilişkisini de noktaladı. Pitt bir komedi filmi olan “True Romance”in ardından Tom Cruise ile birlikte rol aldığı bir başka önemli yapım “Interview with the Vampire”da yönetmen Anne Rice ile çalıştı. Rice kendisine “Niçin özellikle Cruise ve Pitt?” diye sorulduğunda, “Onlar bana göre Hollywood’un Huck Finn ve Tom Sawyer’ı” yanıtını verdi. Biraz da şikayet yüklü olan bu yorumdan sonra filmin tamamlanmış halini izleyen Rice ortaya çıkardıkları başarılı işten son derece mutlu oldu.

1995’te unutulmaz filmlerden biri olan “Seven”da birlikte rol aldığı Gwyneth Paltrow’a âşık oldu ancak bu ilişki de fazla uzun sürmedi ve 1997’de sona erdi.

Başrolü oynadığı ilk yapım, az rastlanan bir deri hastalığının tedavisiyle ilgili araştırma yapmak üzere ailesiyle birlikte Adriyatik Denizi’ne giden Amerikalı bir genci canlandırdığı “Dark Side of the Sun” (1997)dı. Çekimleri yedi hafta süren yapım için Brad Pitt’e haftada 1523 dolar ödenmişti. Ancak daha sonra kendisine bir film için ödenen bu bedel milyon dolarları bulacaktı.


Oyuncuların rol aldıkları filmlerin ve canlandırdıkları karakterlerin gerçek yaşama ne denli yansıyabileceğinin belki de en canlı örneğini yaşadı o. Çünkü “Seven Years in Tibet” (1997)de canlandırdığı karakter nedeniyle Çin’e girmesi yasaklandı.

Canlandırmayı kabul etmediği pek çok önemli karakter de oldu oyunculuk yaşamında. Örneğin, son birkaç yıldır tüm dünyayı kasıp kavuran “Matrix” gibi... Filmin elde ettiği başarıyı görünce üzülmüş müdür bilinmez ama “Apollo 13” (1995)de rol almayı reddettiğine pek pişman olmamıştır herhalde, çünkü rolü kabul etmeyiş nedeni kendisinin Oscar Ödülü’ne aday gösterildiği “Twelve Monkeys”e “Evet” demiş olmasıydı.


“Being John Malkovich” (1999), “Fight Club” (1999), “Lock, Stock and Two Smoking Barrels, Snatch” (2000) gibi pek çok yapımda rol alan Pitt, yılmadan yoluna devam etti. Ama en çok kamera önüne Robert Redford ile birlikte geçtiği “Spy Game” (2001) ve Steven Soderberg’in yönettiği “Oceans 11” (2001) ile ses getirdi.

Sonraki üç yıl boyunca beyaz perdede pek sık görünmemeyi yeğledi ve son bombasını gerek geniş oyuncu kadrosu, gerekse bütçesiyle büyük ses getiren ve ilk gösterimi Mart 2004’te gerçekleştirilen “Troy” ile patlattı.



Jennifer Aniston ile 2000 yılında evlenen Brad Pitt evlilik yüzüklerini de kendisi tasarlamıştı ve çiftin düğünü için 1 milyon dolar harcanmıştı. Pitt ilk kez kendi yüzüklerini tasarlayarak adım attığı bu yoldan çok hoşlanmış olacak ki, bir mücevher üreticisi için farklı modeller tasarlamaya devam etmekte, eşi Jennifer Aniston ise bu tasarımların tanıtımını üstlenmektedir. Mutlu bir evliliği olan Brad Pitt, Yunanistan kökenli eşi Anniston’a sürpriz yapabilmek için gizlice Yunanca dersleri bile almıştı.
2004 yılında Jennifer'dan ayrılan Pitt, kısa bir süre sonra Angelina Jolie ile birlikte oldu. Halen Angelina Jolie ile birlikte olan Brad Pitt'in Jolie'den Shiloh Nouvel Jolie Pitt, Vivienne Marcheline, Knox Leon adında 3 tane çocukları bulunmaktadır. Ayrıca evlatlık çocukları da bulunan çiftin toplam 6 çocuğu bulunmaktadır.

Her sanatçı gibi elbette iyi eleştiriler aldığı gibi kötü eleştirilerle de karşılaştı. Ama aldığı en ilginç eleştiri herhalde Brad Pitt’in şu anısında gizli:


“Dün büyükbabama telefon ettim, bana, ‘Senin filmini izledik’ dedi. Hangi film olduğunu sorduğumda büyükanneme seslendi ve ‘Betty, filmin adı neydi hani şu benim beğenmediğim filmin?’ Demek istediğim şu ki, eğer bu tür eleştiriler ayaklarımızın yere sağlam basmasına engel olursa, nasıl ayakta kalabiliriz ki?”








{Kaynak}