Hissedilenin Aksine Naif Bir Keira Knightley


Keira Knightley ve müzisyen erkek arkadaşı James Righton’un ilişkileri tam gaz devam ederken Marie Claire evlilikle ilgili fikirlerini almış Keira’nın. Çok ünlü ve gelir seviyesi yüksek olmaları şaşalı şeylerden hoşlandıkları anlamına gelmez insanların diyor özet olarak Keira ve ekliyor “çok pahalı işler bunlar, biz “düğün” insanları değiliz. Lüks şeylerde gözüm yok. Tek istediğim düğünümde en çok eğlenen insan olabilmek.”


“Annem ve babam neredeyse 40 yıldır evliler. Tabii ki kavga gürültü oluyor. Birbirlerine ilk ayki hatta ilk birkaç yılki kadar aşık da değiller ama hala birbirlerini çok seviyorlar. Başka bir sevgiye dönüşüyor bir süre sonra aradaki bağ, yani umarım öyle oluyordur” demiş. Eh, güzel konuşmuş, ne dersiniz?


Erkekler De Güzel, Erkekler De Kirilgan!


Fotoğrafçı Nir Arieli, fotoğraflardaki masum kadın güzelliğinden sıkılmış ve “erkekler de en az kadınlar kadar güzeller aslında”yı göstermek için bu seriyi hazırlamış. Böyle masum masum göz yaşları içinde içli içli bakan erkekler ilginizi çekiyor mu?

Kıyafet Dediğin Nedir Ki? Sekle Takili Kalma!


Kanadalı fotoğraçı Hana Pesut Switcheroo Book adından değişik bir proje hazırlamış. Çiftleri önce kendi kıyafetleri daha sonra da kıyafetleri değiştirdikleri halleri ile fotoğraflamış. Eğelnceli kareler var arada.



Gözyaşlarının Da Sifresi Var! { Yakından Bakın }


Sevinç Gözyaşı

Rose-Lynn Fisher, görünenin fotoğrafını çekmekten bir tık öteye giderek elektron mikroskobu ile daha derinlere inmeyi seven bir fotoğrafçı. Bilim ve sanatı aynı potada buluşturmayı sevdiğini söylersek de yalan olmaz.


Keder Gözyaşı

2010 yılında yine aynı teknikle bir bal arısını 3 bin kez büyüterek neye benzediğini göstermişti bize, etkileyici bir fotoğraf serisiydi.


Mutluluk Gözyaşı

Bu defa da gözyaşlarına takmış kafayı. Elektron mikroskobu ile “gözyaşı tipografisi” çıkartmış ve gözyaşlarının her duyguda farklı bir form oluşturduğunu keşfetmiş. Oldukça ilginç geliyor değil mi?



Soğan Doğrarken

{Kaynak}

Yaşlanmak mi? Biraz Gecikiversin



Yaşlanmak doğanın gereği ve onu durdurmak imkansız. Ama pek tabii ki yavaşlatabiliriz. Nasıl olduğu belli; tabii ki kendimize iyi bakarak. İşte yaşlanmayı yavaşlatan ipuçları…

Sigarayı bırakın. Eğer içiyorsanız, bir an önce bundan vagzeçmeniz için işte harika bir sebep. Hem erken ölmeye neden olabilecek bir sürü hastalığa davetiye çıkaran hem de cildi bozan sigara, yaşlanmayı yavaşlatmak için en büyük engellerden biri.
Düzenli egzersiz yapın. Fiziksel ve ruhsal sağlık üzerinde sonsuz olumlu etkileri olan sporu hayatımıza ne kadar erken ve düzenli olacak şekilde sokarsak, yaşlılık etkileri ile de o kadar geç tanışırız.

Çok az alkol tüketin ya da hiç içmeyin. Alkolün yaşlanma hızını arttırdığı kesin; özellikle de sık içildiğinde. Aman dikkat.


Günde 8 saat uyumaya çalışın. Yeterli uyku, beden ve zihin için kendini yenileme fırsatıdır. Her gece yeterli ve düzenli şekilde uyumak, yaşlanma etkilerini ciddi şekilde azaltabilir. Güzellik ve sağlık uykunuzdan vazgeçmeyin.

Sağlıklı bir kiloda sabit kalmaya çalışın. Pek çok insan ideal kilosunun altında ya da üstünde gezinir. Oysa sağlıklı bir kiloda sabit kalmak yaşlanma etkilerinin önüne geçmenin en etkili silahlarından biridir. Boy ve kilo uymunuzu, vücut kitle indeksinizi öğrenip bu kiloda kalmaya uğraşmalısınız. Bunun için de doğru beslenmelisiniz. Hem harika hissedeceksiniz hem de geç yaşlanacaksınız. Söylemesi kolay ama yapmak için uğraşmaya değecek sonuçları olduğu kesin.

 Kahvaltıyı önemseyin. Sağlıklı ve dengeli bir kahvaltı ile erken yaşlanmanın önüne iyi bir engel koyabiliriz. İnsan acelesi olduğunda kahvaltıyı atlayıveriyor ama sağlık ve zindelik için en önemli öğün de kahvaltı. Genç kalmak için de!

Rahatlamak için kendinize vakit ayırın. Günlük hayattaki koşturmacanın, ailevi sıkıntıların, yakın çevremizdeki çekişmelerin, ülke ve dünya ile ilgili dertlerin üzerimizde yarattığı stresin kalıntılarını taşıya taşıya çabuk yaşlanmak işten bile değil. Bunları elimizden geldiği kadar düzeltmeye çalışmak tabii ki lazım ama etkili olamadıklarımız için kendimizi yiyip bitirdikçe saçımıza birkaç ak, yüzümüze birkaç kırışık daha ekleniveriyor. Kendimizi dinlemek, en iyi hissetmemizi sağlayan şeyleri yapmak için hiç olmazsa haftada birkaç saat ayırabilmenin genç kalmak üzerinde etkisi çok büyük.


Yaş sadece bir sayı nihayetinde. Vücut ve zihin sağlığı yerinde olduktan sonra, bu sayının büyüklüğü de önemini kaybediyor. Sağlıklı kalmak ve genç görünmek için kendimize iyi bakmak ve yukarıdaki temel ipuçlarına uymak, uğraşmaya değer. Hepsi de bilindik şeyler ama bazen en basit olan şey en önemli olandır aynı zamanda.

{Kaynak}

Brad Pitt der ki “Angelina’dan önce mutlu bir insan değildim”


Esquire Dergisi’nin Brad Pitt ile yapmış olduğu röportajı okuyunca, Brad ve Angelina ilişkisine hayran kalmamak pek mümkün değil. 2004 yılı filmi Mr and Mrs Smith’in çekimleri sırasında birbirine aşık olmuştu çift, hatırlarsanız. Tabii Brad o zamanlar Jennifer Aniston ile evli. Aralarındaki engellenemez çekime karşı koymaktan vazgeçen Brad, Jennifer’dan ayrılıp Jolie ile beraber olmakla hayatının U dönüşünü yapmış meğer.

O dönem çok fazla uyuşturucu kullandığını ve hayatının düzensiz olduğunu söyleyen Brad, şu an 6 çocuklu kocaman bir ailenin mutlu bir üyesi olduğunu söylüyor ve ekliyor “bir insanın bu kadar mutlu olarak yaşayabileceğini hayal bile edemezdim. Çocukların gürültüsünün bağımlısıyım artık. Bazen bir şeyler okumak içn bir otele gidiyorum ama ertesi gün hayır onlarsız yapamayacağım diyip, o kaosa geri dönüyorum, benim en huzurlu anlarım her beraber olduğumuz zamanlar.”


Kadınların Kabusu Başa Bela Selülit


Kadınların kabusu selülit, yaşa, kiloya bakmadan herkesin başına musallat olabiliyor. Selülitle savaşmak için pek çok yöntem önümüze sürülüyor ama bunların hangilerinin işe yarayacağından emin olamıyoruz. Şöyle derli toplu bir bilgi bu anlamda işe yarar diye düşündüm.

Selülit nedir ve neden oluşur?

Yağların toplanmaya müsait olduğu kalça, popo, üst bacak gibi yerlerde toplanmaya meraklı bir bela olan selülit, yağların eşit bir şekilde dağılmayıp dengesiz birikmesi sonucu deri üzerinde hoşa gitmeyen, pütürlü, klasik tanımıyla portakal kabuğu görünümü oluşmasına deniyor. Ama tek sebebi yağ değil. Çok zayıf kadınlarda bile selülit olabiliyor zira. Bazen kılcal damarlardaki çatlamalar, dolaşım bozuklukları, hormonlar da selülite neden oluyor.
İşte kadınlardaki östrojen hormonu burada devreye giriyor ve hemcinslerimde selülit lanetinin daha çok yaşanmasına neden oluyor. Kadınların kas yapısı da erkeklere kıyasla bu bozukluğu daha çok yansıtma eğiliminde. Kötü beslenme, egzersiz yapmama, sigara kullanımı, fazla tuz tüketimi gibi olumsuzluklar da eklenirse durum daha da vahim hale geliyor. Dengesiz diyetler, cilt esnekliğinin kaybolması, genetik faktörler de diğer etmenler olarak selülit oluşumunu kötü anlamda destekliyor.

Selülitten nasıl kurtulabiliriz?

Selüliti tamamen olmasa da kayda değer oranda defetmek için: İyi ve dengeli, sebze meyveden yana zengin bir diyet, egzersiz ve bol su içmek önemlidir.

Selülit savaşında bazı besinlerin ciddi oranda işe yaradığı da uzmanlar tarafından ortaya konmuştur. Onlara bakalım da beslenmemize dahil edelim, en güzeli bence:

1. Su demiştik zaten.

2. Gerekli yağ asitleri. Omega-3 ve 6 açısından zengin besinlerden bahsediyoruz. Bunlar da somon, zeytinyağı, ceviz, soya fasülyesi olarak öne çıkıyorlar.

3. Doymamış yağlar. Fındık, fıstık, avokado, kanola yağı, zeytin ve balıktan bahsediyoruz.

4. “Lean protein” tabir edilen, kas yapımını güçlendiren proteinleri içeren balık, deniz ürünleri, derisiz tavuk gibi besinler bu konuda fayda sağlıyor.

5. Tam tahılları zaten besin listemizde her daim tutmamız ve tercih etmemiz gerekiyor.

6. Meyve. Meyve suyu değil, meyvenin kendisi.

7. Sebze. Hatta burada, şu kaynakta denk geldiğim ve etkilendiğim birkaç besini özellikle belirtmek istiyorum: taze kişniş, maydanoz ve limon, selülit savaşında önemli müttefiklerimiz. Kayıtlara geçsin.

8. Bulgur, kinoa, bezelye ve kuru baklagiller özellikle selülit direnişçisi olarak listelenmiş.

9. C vitamini açısından zengin besinler. Tekrar edelim, limon, portakal, orman meyveleri, ananas.

10. Koyu yeşil renkli yapraklara ayrıca değinilmiş. Ispanak ve pazıdan vazgeçmeyelim.  İşte ilgili selülit ile savaş kaynağı burada. Ben oldukça faydalı buldum.


The Walking Dead’in Maggie’si Lauren Cohan


 The Walking Dead’in Maggie’si Lauren Cohan, ekrandaki en hoş kadınlardan.Kendisi 1982 doğumlu, Amerika’da doğup İngiltere’de büyümüş, hoş bir İngiliz aksanı var o yüzden. Drama ve İngiliz Literatürü okumuş, tiyatroya bulaşmış, sonra da yolu açılmış.  Los Angeles’a oyuncu olmak için geldiğinde pek tabii ki o da garsonluk yapmış. Aslında bir hayali de çocuk psikoloğu olmakmış. Doğal olarak modellik de yapmış. Piyano çalıyor, şarkı söylüyor, kickbox biliyor, yoga yapıyor. Bunlar hep güzel şeyler.Supernatural’deki rolü için silah kullanmayı öğrenmiş. Walking Dead’de zombilerle savaşırken bunun ekmeğini yiyor doğrusu.
Hayvan Mezarlığı filmine ve aktör olarak Tom Hanks’e hayranmış.


{Kaynak: IMDb}

Men’s Health Dergisi, Jennifer Aniston’ı Dunyanin En Seksi Kadini Secmis


Amerika’nın popüler Men’s Health dergisi, Jennifer Aniston’ı dünyanın en seksi kadını seçmiş. Bizim bununla hiçbir derdimiz çok zira kendinsini pek sever ve beğeniriz. Ama bu kararın çoğunluğun fikrini tam anlamıyla yansıtmadığının da farkındayız. Peki neden onu seçmişler?
Diyorlar ki, komik seksidir ve Aniston da gayet komik bir kadın. Kendini dağların üstünde görmüyor, her zaman kendine bakıyor. Oynadığı roller daima insanın içini açan, ısıtan türden. İnsanda sempati yaratan bir doğası var. Gerçek görünerek seksi olmayı başarıyor, seks sembolü olmak için uğraşan bir hali yok.


Jen Aniston da derginin kendisine yönelttiği 5 soruyu şöyle cevaplamış:  

1. Size göre tüm zamanların en seksi kadını kim?   
Bridgette Bardot ve Gloria Steinem arasında gidip geliyorum ama Gloria’yı seçeceğim sanırım.  

2. Oynadığınız en az seksi karakter hangisiydi?  
Ferris Bueller’s Day Off dizisindeki Jeannie Bueller.

3. Twitter ya da Facebook hesabınız yok. Yine de tek bir post hazırlamanız gerekse bu ne olurdu? 
 Ben yapmayayım bunu.  

4. Baklava karınları ve komik olmalarının ötesinde bir erkeği seksi kılan özellik nedir?  
Duyarlı, nazik olması ve egosunun şişik olmaması.  

5. Erkek dergilerine onlarca röportaj verdiniz. Erkekler sizin hakkınızda neye şaşırır hala?  
Breakdance yapabiliyorum! Yok yok, şaka. Ama süper olmaz mıydı?


Gotik - Punk Rihanna


Bazı insanlar poz vermek için doğmuşlar! Rihanna da onlardan biri. Üstelik hatunun sesi de güzel. Alman dergisi 032c Magazine objektifi karşısına geçip “yırtık” pozlar veren Rihanna, gotik punk kötü kız imajını her geçen gün sağlamlaştırıcı bakışlar atıyor.
Daha fazla görsel için tıklayın


ÇANAKKALE GEÇİLMEZ


İNSANLIK DERSİ :  

Çanakkale Savaşlar’ında savaşıp, bir kolu ile bir ayağını kaybeden Fransız Generali Bridges, yurduna döndükten sonra anlattığı bir savaş hatırasında şöyle diyor:
 “Fransızlar, Türkler gibi mert bir milletle savaştıkları için daima iftihar edebilirsiniz.Hiç unutmam.Savaş sahasında döğüş bitmişti.Yaralı ve ölülerin arasında dolaşıyorduk az evvel, Türk ve Fransız askerleri süngü süngüye gelip ağır zaiyat vermişlerdi.Bu sırada gördüğüm bir hadiseyi ömrüm boyunca unutamayacağım.Yerde bir Fransız askeri yatıyor, bir Türk askeride kendi gömleğini yırtmış onun yaralarını sarıyor, kanlarını temizliyordu.Tercüman vasıtası ile şöyle bir konuşma yaptık: - Niçin öldürmek istediğin askere yardım ediyorsun? Mecalsiz haldeki Türk askeri şu karşılığı verdi: “Bu Fransız yaralanınca cebinden yaşlı bir kadın resmi çıkardı.Birşeyler söyledi, anlamadım ama herhalde annesi olacaktı.Benim ise kimsem yok.İstedim ki, o kurtulsun, anasının yanına dönsün”. Bu asil ve alicenap duygu karşısında hüngür hüngür ağlamaya başladım.Bu sırada, emir subayım Türk askerinin yakasını açtı.O anda gördüğüm manzaradan yanaklarımdan sızan yaşlarımı dondurduğunu hissettim.Çünkü, Türk askerinin göğsünde bizim askerinkinden çok ağır bir süngü yarası vardı ve bu yaraya bir tutan ot tıkamıştı.Az sonra ikisi de öldüler…”

Fransız Generali BRIDGES
Çanakkale Savaşları komutanı.

ŞEHİTLERİMİZİ RAHMETLE ANIYORUZ..


Guzelim Zara Botlar...


Yarı açık botların ayrı bir havası olduğuna dair inancımızı paylaşıyor musunuz? Balenciaga’nın önderlik ettiği bu havadar bot akımının mütevazı ve şık temsilcilerinden biri de bu güzelim Zara botlar. Yüksek topukların tepesinde acı çekmeden de dikkat çekmenin bir yolu gibimize geliyor. Değil mi?



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...