Korku Bir illüzyondur....



“Cesaret, korkusuzluk değil, korkuyla yüzleşme yeteneğidir.”  John B. Putnam Jr.
Korku, bilinçaltının sizi tehlikelerden korumak için geliştirdiği bir korunma mekanizmasıdır. Bu son derece mantıksız olsa bile, bilinçaltının bir mantığı olmadığı için daha önce kazanılmış davranışını, korkulacak şey meydana geldiğinde sergiler. Bilinçaltı asla sizin düşmanınız değildir. Bu konuda rahat olun. Sizi, iyi niyetinden dolayı koruma içgüdüsü ile yapmıştır bunu.

Korkuları Aşmak

Teknikler 

1. Korkunun Üzerine gitmek 
En tavsiye edilmeyen yöntemdir. Sebebi de korku anında ne olacağını bilememenizdir. O anda tepkileriniz mantık çerçevesinde olmayabilir. Aslında bir teknik bile sayılmaz. Çok basit görünen korkular için tavsiye edilir. Araba sürme korkusu, yükselik korkusu gibi korkularda denemeyin. Kedi – köpek korkusu gibi evcil hayvan korkunuz varsa güvenli olduğunu bildiğiniz bu hayvanların sahibinin gözetiminde korkunuzu yenebilirsiniz. Tavsiye edilmemesinin bir diğer sebebi de, üzerine gittiğiniz korku için birden fazla deneme yapmanız gerektiğidir. Tek sefer yetmeyebilir.

2. Küçülterek üzerine gitmek 
Diyelim ki size ikisinden birini mutlaka okumanız gereken iki kitap gösterdim. Kitaplardan biri 500 sayfa diğeri 100 sayfa. Bunlardan birini mutlaka okuyacaksınız dedim hangisini seçersin? Elbette 100 sayfa olanını seçersiniz. Beyin gözünüzde büyüttüğünüz her tür davranışa karşı olumsuz tepki verir. Eğer bu bir korku ise zaten had safhada büyütülmüş bir duygudur. Beyin bir problemi haddinden fazla büyütmüşse bunun çözümünde oldukça zorlanırsınız. Bu isterseniz alışkanlık kazanmış olduğunuz bir iş olsun, eğer rutin yaptığınız bir işi bile çok büyütürseniz çözümünde oldukça zorlanırsınız. Korku ve kaygılar çok büyümüşse beyin tarafından çözülmesi zor bir problem gibi görünür. Bunu küçültmeyi deneyin. Bu tekniği bütün korkularda deneyemezsiniz. Bir diğer olumsuz tarafı zaman almasıdır. Diyelim ki araba sürme korkunuz var birden bire bu küçültme işlemini yapamazsınız. Bilinçaltı’nın her hangi bir mantığı olmadığı için zamanla korkulacak bir davranış olmadığını öğreneceği küçültme işlemini, araba sürme fobisinde şöyle deneyebilirsiniz.

Bir arabanız var ve korkudan süremiyorsunuz. İlk birkaç gün süreceğiniz arabanın yanına gidin, kapısını açın ama içine oturmayın, yanında oyalanın. Bir kaç gün bunu yapın. Aşama yapacağınız başka bir gün, yine arabanın yanına gidin, sağında solunda oyalanın kapısını açın sonra koltuğa oturun. Bütün bunları yaparken inceleme anlamında, bilinçaltına bir şeyler verme anlamında yapın. Aşama yapacağınız diğer bir gün, daha önceki yaptıklarınızı kısaltarak yaptıktan sonra, direksiyonu sürüyormuş gibi sağa sola çevirin. Vites koluyla oynayın, arabayı çalıştırmadan sürüyormuş deneyimi yaşayın. Daha sonraki gün tahmin edeceğiniz gibi çalıştırın ama sürmeyin. Sürmeden bu işlemleri yapın. Diğer bir gün, park ettiğiniz yerden uzaklaşmadan ileri ve geri hareketler yapın. Genelde bu işlemin sonuna gelmeden kendinizde cesaret bulup arabayı süreceksinizdir. Tabi bu anlattıklarım araba sürmesini bilen insanlar için geçerli. Eğer aşama aşama geçebileceğiniz korkularınız varsa küçülterek üzerine gitmeyi deneyebilirsiniz.

Küçültme tekniği, herhangi bir işte hareket kazanmak için çok ideal bir tekniktir. Eğer bir konuda hareket sağlayamıyorsanız ki bu korku ya da kaygı olmak zorunda değil. Bilinçaltının fark edemeyeceği çok küçük adımlar atın. Bu adımlar o kadar küçük olsun ki siz bile attığınız adımı zor fark edin. İleriki dönemlerde, şimdi attığınız küçük adımları geriye dönüp görecek ve yapmış olduğunuz aşamaya hayret edeceksiniz. Hangi iş olursa olsun. Bu teknik ile sigarayı bile çok rahat bir şekilde bırakabilirsiniz.

3.Hipnoz 

Burada hipnozun nasıl yapılacağını elbette anlatmayacağım ama bu yöntemin nasıl işlediğini merak etmiş olabilirsiniz. “Korku” yazısında anlattığım gibi bilinçaltı saniyede binlerce bilgiyi sizin haberiniz olmadan kaydeder. Hatta anne karnında yaşadıklarınız bile bilinçaltında kayıtlıdır. Hipnoz sırasında uzman, sizi bilinçaltınızdaki korku anınıza geri götürerek korkuyu nötrleştirir. Aşağıda anlatacağım ve herkesin çok rahatlıkla uygulayabileceği hızlı fobi yenme tekniğinde de bu mantık kullanılır. Tabii bilinçli bir şekilde.  

4.Hızlı  Korku yenme tekniği 

Bu teknik, korku anını bilinçaltına tekrar yaşatıp korkulacak bir durum olmadığını fark etmesini sağlıyor. Yani nötrleştiriyor. Bu tekniği uyguladığınız ortamın sessiz, sakin olmasına ve rahatsız edici unsurlardan uzak olmasına dikkat edin. Çünkü konsantrasyon gerekiyor. Bu tekniği de birkaç kez uygulamak zorunda kalabilirsiniz. Bu teknikte, korku anını ya da en son korktuğunuz anı hatırlamanız gerekir. Tekniği uyguladıktan sonra ortaya bir duygu çıkıyorsa, bu duygu korku değil heyecan duygusudur. Bu yüzden heyecan ile korkuyu birbirine karıştırmayın. Uygulama sonrasında mutlaka bir denemesini yapın. Korktuğunuz şeyle yüzleşin. Birde bilinmesi gereken önemli bir nokta… Eğer korku anını yaşamak sizi gerçekten çok rahatsız edecekse, önce hafif korkularda deneyerek, teknik hakkında deneyim kazanın.

Başlıyoruz ;

1. Zihninizde bir sinema salonunda oturduğunuzu düşünün ve perde de korkunun henüz oluşmadığı anı siyah-beyaz bir film gibi görün. Hareketsiz siyah-beyaz bir resim... Örneğin asansör korkunuz varsa, henüz korkunun oluşmadığı asansöre binmeden önceki durumunuzu siyah-beyaz bir filmin henüz başlamamış resmini perde de görün. Burada bazı zihinler sinema salonunu ve perdeyi canlandırmakta zorlanabilirler. O yüzden karanlık ve sessiz bir ortamda gözlerinizi kapayarak hayal ederseniz daha etkili olur.  

2. Sinema salonunda otururken bedeninizi oturduğunuz koltukta bırakın ve filmin oynatıldığı projeksiyon odasına gidin. Şu anda sizin bulunduğunuz üç pozisyon söz konusu. Birincisi perde de siyah-beyaz korku anının hemen öncesinde hareketsiz filmin durumu. İkincisi koltukta oturarak seyreden sizin durumunuz. Üçüncüsü de projeksiyon odasında hem filmi, hem de koltuktaki sizi seyreden durumunuz.

3. Kendinizi seyrettiğinizi seyrederken korktuğunuz anın filmini siyah beyaz olarak oynamaya başladığını görün. Korku anını yaşayıp kendinizi güvende hissettiğiniz andaki kareyi dondurun.  

4. Projeksiyon odasından çıkın ve perdedeki karenin içine girin. Siz karenin içine girer girmez filmi renkli olarak hızlı bir şekilde geriye doğru korku anının henüz başlamadığı ana geri sarın. Bunu çok hızlı bir şekilde, filmin içindeyken sanki bir video kaseti oynarken hızlı bir şekilde geriye sarıyormuş gibi yapın. Bu geriye sarış bir iki saniyeden fazla sürmez. Gerekiyorsa birden fazla geriye alın. Fakat çok hızlı bir şekilde. Bir iki saniye sürsün bu geri alış. Şimdi ayağa kalkın ve alakasız şeyler düşünün. Kollarınızı sallayın, pencereden dışarı bakıp konu ile alakası olmayan şeyler düşünün.  

5. Şimdi aşmak istediğiniz korku anını tekrar yaşayın. Nasıl hissediyorsunuz? Eğer hala korku duyuyorsanız tekniği baştan sona tekrar uygulayın. İstediğiniz kadar yapabilirsiniz. Ancak hiçbir aşamasını kaçırmadan yapın.  Bu çözüm çok etkilidir ve etkisi bir ömür sürer. Tek bir deneyimle kazanılmış korkularınız, yine tek bir deneyimle kaybolabilir. Sadece korkular değil, kaygılar içinde bunu deneyebilirsiniz. Olumsuz deneyimleriniz eğer kaygıya sebep oluyorsa bu tekniği kullanabilirsiniz.  Bu teknikle beraber çok şaşıracağınız önemli bir şey öğrendiniz. Beyin, anılar ile gerçek arasındaki farkı ayıramaz. Eğer çok etkili hayaller kurabiliyorsanız onları da ayıramaz. Çok şaşırdınız değil mi? 

Sizi gerçekten üzen, psikolojinizin bozulmasına sebep olan, strese sokan olumsuz anılarınızı hala düşünmeye devam edecek misiniz?


Ask Tesadufleri Sever ♥♥♥


“Var olmak tesadüf değilse, Aşk tesadüf olabilir mi? “ 

Yıl 1977, Ankara’ da bir Eylül sabahı… Hamile karısı Neriman'ı hastaneye yetiştirmeye çalışan Yılmaz Bey’ in kullandığı araba, Ömer Bey’ in arabasına çarpar. Bu çarpışma Ömer Bey’in arka koltukta oturan hamile karısı İnci’nin erken doğum yapmasına neden olur. İki bebek aynı gün dünyaya gelirler. İlk kez birbirlerini görür gözleri…  Bu kaza Özgür ve Deniz’i bir araya getiren tesadüflerin başlangıcı olur. Bundan sonra yolları, çocukluk yılları ve ilk gençlik yılları boyunca Ankara’da bir kaç kez daha kesişir. Her kesişme onların hayatında büyük değişikliklere sebep olur. Birbirlerinin çocukluk aşkı olurlar, ya da ilk kalp kırıklığı… Ama onun da ötesinde, her temasları hayatlarının rotasını değiştirir. Sadece onların değil, ailelerinin de... Bazen felaketlere, bazen mucizelere neden olurlar birbirlerinin hayatlarında. Ancak hiçbir zaman bir arada olamazlar. Onları bir araya getiren şey her neyse, aralarına şeffaf bir duvar örmeyi de başarır her seferinde. Ta ki 25 sene sonra, İstanbul’da yolları kesişene kadar...

Ask Tesadufleri Sever {Full Movie}


Mehmet Günsur - "Eylül Akşamı"



Bir Haftada Iki Cm Sac Uzatan Bakim Maskesi


Saçlarınız çok yavaş uzuyor ve siz saçınızın hızla uzamasını istiyorsanız, turp suyu kürü, saçlarınızı 1 haftada 2 cm uzatıyor. Ayrıca turp suyu kürü saçların dökülmesini kesiyor ve parlak bir görünüme kavuşturuyor. Turp suyunu uygulayan arkadaşlar ilk yaptıklarında saçlarının biraz döküldüğünü sonra saç dökülmesinin tamamen kesildiğini, parladığını ve haftada  2 cm uzadığını söylüyorlar.

 * 1 adet siyah turp, * 3-4 bardak su, * 1 yumurta sarısı.

Bir adet siyah turp rendelenir, 3-4 bardak su içinde yarım saat kadar kaynatılır daha sonra posasından suyu ayrılır ve suyun ılıması beklenir. Ilıdığında bir adet yumurtanın sarısıyla karıştırılarak saça masajla yedirilir. Ardından strechlenir ve herhangi bir havlu ya da bezle baş bağlanır. 1-2 saat beklenilir ve banyoya giderek suyun sıcak olmamasına dikkat edilerek soğuk ya da ılık suda saçlar şampuanla yıkanır.Ilk hafta 2 günde bir bu işlemi tekrarlamak daha faydalılı olacaktır. Sadece bir hafta sonra saçlarınızın 1-2 santim uzadığına şahit olacaksınız. İlk hafta saçlarınızın belirgin bir parlaklığa, canlılığa kavuştuğunu sonraki hafta ise hızlı uzamaya başladığını göreceksiniz. Turp suyunu saçınıza ilk kullanmaya başladığınızda saç dökülmesi yapması sizi endişelendirmesin. Aslında işe yaramayan saçların dökülüp yerine daha güçlü ve gür saçlar çıkmasını sağlayacaktır. Bir hafta sonunda 50-100 tel dökülen saçlarınızın yerine 5 – 6 tel dökülmeye başlıyor. Bu işlemi ilk bir kaç haftadan sonra gün aşırı daha sonra hafta da bir gün tekrarlamak gereklidir. Saçlarınızın sağlıklı ve güzel olmasını dileriz…

Kaynak: kalbiniarastir.com

Vücut Bakiminin Puf Noktalari Ve Yumusacik Bir Ten Icin Yapmaniz Gerekenler

 Cildinizin rahatlaması için her gün mutlaka duş alın.

Duş alırken suyun çok sıcak olmamasına dikkat edin.

Vücudunuzun nemini kaybetmemesi için ılık su ile duş almayı deneyin.

Cildimiz kendini ölü hücrelerden arındırır ve bu hücrelerin ciltten temizlenmesi gerekir. Bu yüzden haftada bir kez peeling yapın.

Tüm vücudunuza kese yaparak kan dolaşımını hızlandırın.


2 haftada bir hamam ve spaya gitmeyi deneyin. Bu cildinizi rahatlatacak ve ölü derilerden arınmasını sağlayacaktır.

Selülit oluşumunu engellemek için kese ile bacak bölgenize masaj yapın.

Banyodan sonra cildinizde su tanecikleri varken bebek yağı uygulayın ve cildinizin yumuşamasını sağlayın.

Her gün cildinizi nemlendirin.

Her gün cildinize nemlendirici uygulayın.

Dirseklerinize ve dizlerinize yani vücudunuzun kuru olan bölgelerine mutlaka yağlı bir nemlendirici sürün.

Kuruluğu önlemek için bebek yağının üzerine nemlendirici uygulayabilirsiniz.

Özellikle ayaklarınızı yorucu yürüyüşlerden sonra sıcak suda bekletebilirsiniz.

Ayaklarınızın yumuşacık olması için nemlendirici uyguladıktan sonra çorap giyin.

Tırnak bakımınız için özel yağları deneyin.

Özellikle kışın ellerinize vazelin gibi nemlendirici kremler kullanın.


Ellerinizin üzerindeki ölü derilerden kurtulmak için el peelinglerini deneyin.

Daha yumuşak eller için el kreminizi her zaman yanınızda taşıyın.

Nemlendiriciyi alışkanlık haline getirerek sadece banyodan sonra değil her gün uygulayın.

Tırnaklarınızın sağlıklı uzaması ve batık oluşumunu önlemek için haftada bir kez manikür yaptırın.

Ayak sağlığınızı korumak için 2 haftada bir kez pedikür yaptırın.

Ellerinizin yumuşak kalması için 10-15 dakika ılık süte batırın.

Ellerinizin yaşlanmasını önlemek için güneş koruyucu kullanın.

Cildinizde lekelenme istemiyorsanız, kışın bile güneşe çıkarken güneş koruyucu kullanın.

Spor yaparak ileri yaşta meydana gelecek olan sarkmaların önüne geçebilirsiniz.

Her zaman dengeli beslenmeye özen gösterin. Böylece cildinizin ışıl ışıl parladığını göreceksiniz.

Her gün bir bardak süt içerek cildinizin güzelliğini içten besleyebilirsiniz.

Topuklarınızın ölü derilerden kurtulması için peeling yapın.

Topuklardaki sertliği gidermek için bol yağlı kremlerden destek alın.

Kollarınızdaki sarkmayı önlemek için ağırlık çalışabilirsiniz.

Yüzerek ve yürüyerek bacaklarınızdaki kasları çalıştırabilir ve selüliti önleyebilirsiniz.

Cildinizin daha çok nemlenmesi için bal maskesi uygulayın.


Gül yağı ile vücudunuza masaj yaparak hem güzel kokmasını hem de nemlenmesini sağlayabilirsiniz.

Lavanta yağını kuru bölgeler için kullanarak bebek gibi bir tene kavuşabilirsiniz.

Yatmadan önce ellerinizi zeytinyağına batırın ve yumuşamasını sağlayın.

El masajı yaparak ellerinizin rahatlamasını sağlayabilirsiniz.

Bacaklarınıza peeling yaparak parlak ve sağlıklı görünmesini sağlayabilirsiniz.

Yoga ve pilates gibi sporlar yaparak kaslarınızı esnetebilir ve daha ince bir görünüme kavuşabilirsiniz.

Haftada iki kere yaptıracağınız masajla kaslarınızın yorgunluğunu azaltabilirsiniz.

Susam yağı ve limon ile tüm vücudunuzu ovarak nemlenmesini sağlayabilirsiniz.

Ayaklarınıza pudra dökerek terlemesini önleyebilirsiniz.

Kokulu nemlendiricilerden yararlanarak gün boyu güzel kokabilirsiniz.

Cildiniz fazla kuruysa katı bakım kremlerini kullanabilirsiniz.

Haftada iki kez mutlaka banyonuzun içine banyo tuzu atın ve sıcak suyun keyfini çıkarın.

Vücut pudrası kullanarak terlemeyi önleyebilirsiniz.


Çatlakları önlemek için kan dolaşımını hızlandıran masaj ve keselerden yardım alın.

Çatlaklarla savaşmak için soğuk su ile duş alın.

Göğüsleriniz için özel kremler satın alarak her gün masaj yapabilirsiniz. Böylece sarkmayı engellemiş olursunuz.

Vücudunuza özel tuzlar ve kremlerle masaj yaparak rahatlamayı deneyebilirsiniz. Daha sonra bu tuzları ılık bir banyo ile bedeninizden arındırabilirsiniz.


{Kaynak : msn.com}

1987 Yilinda National Geographic Tarafindan Secilen Yilin Fotografi


Fotoğraf 1985 yılında Polonyalı ünlü kalp cerrahı Profesör Zbigniew Religa'nın 24 saat süren ilk kalp nakli ameliyatının başarıyla sonuçlanmasının gururuyla hastasının kalp ritmini monitörde izlerken, asistanı bitkin bir köşede yığılmış yakalıyor. 
1987 yılında National Geographic tarafından yılın fotoğrafı seçilmiş. Fotoğraf:James L. Stanfield/Nat. Geo — Polonyalı ünlü kalp cerrahı Profesör Zbigniew Religa ile birlikte.

Fazla Kilolardan Uc Gunde Kurtulun ♥ ♥ ♥


 Uzman diyetisyenler tarafından hazırlanan sıkı bir rejim programıyla kısa sürede ideal kilonuza ulaşabilirsiniz.
Kilo vermek için uzun süreli bir diyeti uygulamak istemeyenler, hafta sonunda giyecekleri elbisenin içine girebilmek için sabredemeyenler aşağıdaki üç günlük program tam size göre:    

Kahvaltı
Bir tabak doğal yoğurt, 200-250 ml süt ya da 100 gr yağsız beyaz peynir.Süt sevmeyenler için bu ürünlerin yerine 2-3 yumurta ya da 2 parça jambon veya 100 gr et tavsiye edilebilir.Bir adet meyve (meyve suyu olmamalı), suni tatlandırıcılı bir sıcak içecek.

Öğle yemeği 

150 gr et ya da 200 gr balık(200 gr uskumru, 4 parça pişmiş jambon, 1 adet tavuk budu ya da 4 adet haşlanmış yumurta) 200 gr sebze; yeşil salata, domates, havuç, salatalık, hindiba, karnabahar ya da sebze yemeği...(10 gr zeytin yağı ile beraber)

Akşam yemeği 


150 gr et ya da 200 gr balık.(200 gr buğulama balık, 1-2 parça soğuk et, 1 kutu ton balığı ya da 3-4 parça somon füme) 200 gr sebze; patlıcan, mantar, şalgam kökü, kereviz, yeşil ya da kırmızı biber, kabak, ıspanak, kuşkonmaz...(10 gr zeytinyağı ile beraber) Eğer çok aç iseniz, proteini arttırabilirsiniz.Örneğin tavuk yiyebilirsiniz.

Hayallerinizde Nasil Bir Mutfak Canlaniyor ?


Sadece güzel yemekler yapabileceğiniz geniş ve ferah bir mekan mı, yemek yaparken dostlarınızla sohbet edebileceğiniz ve saatlerce vakit geçirebileceğiniz bir alan mı? Yoksa “mutfağımı seviyorum” mu diyorsunuz? Cevabınız ne olursa olsun farklı dekorasyon önerileri için Görsellere bir göz atmalısınız.



Dekorasyon Fikirlerinde Kucuk Detaylar


Hayatı güzel kılan küçük detaylar değil mi? Klişe bir cümle ama doğru sanki. Ayrıntılar çok önemli. Bir evi döşerken de onu kişiselleştirmek için küçük detaylardan yardım alıyoruz. Kendimizden bir şeyler ekliyoruz eve, her köşeye… Bu ev de bana öyle geldi.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...